Av. Engin EKİCİ
Hortumlanan Servetler Karşısında İzlenecek Yasal Yollar
Türkiye, finans tarihinin en sarsıcı sermaye piyasası krizlerinden birini yaşıyor. Kamuoyunda
büyük fon skandalı / fon krizleri olarak adlandırılan süreç, binlerce vatandaşı derinden etkilemiş;
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından çok sayıda portföy yönetim şirketine ait yüzün üzerinde fona yönelik tasfiye kararı alınmasıyla yasal boyutta yeni bir evreye taşınmıştır.
Düşük fiili dolaşımı olan borsa hisselerinin kapalı veya serbest fonlar üzerinden yapay biçimde şişirilmesi ve nihayetinde bu sistem üzerinden milyarlarca liralık servet transferinin yapılması, sadece ekonomik değil, ciddi yasal ve siyasi krizleri de beraberinde getirmiştir. Sermaye Piyasası Kurulu'nun 23.09.2026 tarihli açıklamasına göre 131 fonun tasfiyesi söz konusu olup bu fonlardaki tekil yatırımcı sayısı 455.758 kişidir.
Nitekim eski bakanlar ve üst düzey siyasi figürlerin, skandal patlamadan hemen önce "erken bilgi alma" (insider trading / bilgi suistimali) şüphesi doğuracak şekilde milyarlık kârlarla sistemden çıktığına dair iddialar ve sonrasındaki istifa süreçleri, hukukun "koruma kalkanı olmaksızın" herkese eşit uygulanması gerekliliğini bir kez daha elzem kılmıştır. Peki, binlerce insanın birikimleri bu mekanizmayla nasıl buharlaştırıldı ve mağdur yatırımcıların haklarını geri alabilmesi için izlemesi gereken hukuki ve yasal yollar nelerdir?
Fon Mekanizması Nasıl İşletildi? (Sistem Nasıl Hortumlandı?)
Sermaye Piyasası Kanunu tahtında yatırımcılar için birer güvenli liman olması gereken serbest fonlar, bu olayda yapay piyasa hareketleri oluşturmak amacıyla birer manivela olarak kullanılmıştır. Uygulanan yöntem temelde şu adımlarla ilerlemiştir:
1.Yapay Fiyat Oluşturma (Piyasa Manipülasyonu): Borsada işlem gören ve fiili dolaşım oranı düşük olan belirli şirketlerin hisseleri, hedef seçilen fonlar üzerinden yoğun alımlarla fiktif bir biçimde yukarı çekilmiştir.
2.Kâğıt Üzerindeki İllüzyon: Hisselerin fiyatı katlandıkça, bu hisseleri portföyünde bulunduran fonların kâğıt üzerindeki değerleri ve getirileri de astronomik düzeyde artmış, bu durum binlerce küçük yatırımcıyı cezbederek fona yeni nakit girişleri sağlamıştır.
3.Bilgi Suistimali ve Erken Çıkışlar: Sistemin tıkanacağını ve likidite krizinin başlayacağını önceden öngören veya "içeriden bilgi alan" imtiyazlı yapılar ile bazı üst düzey isimler, fonlar kapatılmadan hemen önce milyarlarca liralık nakit çıkışı gerçekleştirerek kârı realize etmişlerdir.
4.Temerrüt ve Çöküş: Arkada kalan binlerce yatırımcının katılma payı iade talepleri başladığında, fonların elindeki hisselerin gerçek bir piyasa karşılığı olmadığı anlaşılmış, fonlar nakit sıkışıklığına girerek temerrüde düşmüştür.
Mağdurların İzleyebileceği Yasal Yollar
Birikimleri hukuka aykırı işlemlerle elinden alınan veya fonların kilitlenmesiyle zarara uğrayan yatırımcıların önünde yürütülmesi gereken üç temel hukuki süreç bulunmaktadır:
1. Ceza Hukuku Boyutu: Cumhuriyet Başsavcılığına Suç Duyurusu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde yürütülen örgütlü ve kapsamlı soruşturma çerçevesinde şüpheliler hakkında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na Muhalefet (107/I. düzenlemesi- Piyasa Dolandırıcılığı, 106. madde - Bilgi Suiistimali) ve Türk Ceza Kanunu 282. maddesi uyarınca "Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama" isnatlarıyla yasal işlemler yürütülmektedir.
- Mağdurların, hak kaybına uğramamak için savcılık dosyasına "Suçtan Zarar Gören / Müşteki" sıfatıyla başvuruda bulunmaları kritik önem arz eder.
- Bu başvurular, ilerleyen süreçte şüphelilerin el konulan lüks taşıt, gayrimenkul ve banka hesaplarından (CMK 128. madde gereğince malvarlığı tedbirlerinden) zararlarının rücu edilerek tahsil edilebilmesinin en önemli dayanağı olacaktır.
-
2. Borçlar Hukuku ve Ticaret Hukuku Boyutu: Tazminat Davaları
Yatırımcılar, uğradıkları somut zararların tazmini için ilgili portföy yönetim şirketlerine, aracı kurumlara ve kusuru bulunan fon yöneticilerine karşı hukuk mahkemelerinde Tazminat Davası açma hakkına sahiptir. Ancak zararın ne kadar bir tutara tekabül ettiği ve başlangıçta yatırılan tutar mı yoksa tasfiye aşamasında ulaşılan tutar mı olacağı hususunda piyasa koşullarına göre ciddi bir hesaplama yapılmalıdır. O nedenle mağdur yatırımcılara kesinlik ifade eden tutarlarda ödeme yapılacağına dair açıklamalara karşı ihtiyatla yaklaşılmalıdır.
- Aydınlatma Belgelerinden Sorumluluk: Serma Piyasası Kanunu'nun 32/VI. düzenlemesi uyarınca kamuyu aydınlatma belgelerindeki yanlışlık ve eksikliklerden doğan tazminat taleplerinde zararın öğrenilmesinden itibaren 6 ay olan hak düşürücü süreye önemle dikkat edilmelidir.
-
- Haksız Fiil ve Kusurlu Sorumluluk: Fon yöneticilerinin fona ait varlıkları basiretli bir tacir gibi yönetmeyip örtülü kazanç aktarımı yapmaları veya hukuka aykırı yönlendirmelerde bulunmaları halinde Türk Borçlar Kanunu 72. madde uyarınca haksız fiil hükümleriyle tazminat talep edilebilir.
-
3. İdare Hukuku Boyutu: SPK'ya Karşı Tam Yargı Davası
Sermaye piyasalarının güvenilir, şeffaf ve kararlı bir şekilde işlemesini gözetmekle yükümlü olan denetleyici kurumların (Sermaye Piyasası Kuurlu) denetim ve gözetim görevlerinde gecikmesi veya hizmet kusuru bulunması ihtimaline binaen, şartları oluştuğu takdirde idari yargıda
Danıştay ve İdare Mahkemeleri nezdinde
Tam Yargı (Tazminat) Davası açılması da olasılık dahilindedir. Ancak bu yolda idarenin somut hizmet kusurunun ve zarar ile illiyet/nedensellik bağının net tespit edilmesi gerekmektedir.
Tasfiye Süreci Başlayan Fonlardaki Paralar Ne Olacak?
SPK kararıyla tasfiye süreci kamu bankaları olan Ziraat Bankası ve İş Bankası kontrolünde yürütülen fonlarda, portföydeki mevcut varlıkların satılarak pay sahiplerine oranları nispetinde ödenmesi hedeflenmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki, tasfiye masasının dağıtacağı tutar varlıkların o anki piyasa değerine göre şekilleneceğinden, yatırımcıların ana para kayıplarını tek başına tamamen karşılamayabilir. Bu nedenle, tasfiye sürecini pasif bir şekilde beklemek yerine eş zamanlı olarak ceza ve hukuk davalarının açılması hak arama hürriyetinin tam anlamıyla kullanılması için şarttır.
Yasal Süreçten Önce: İlk 24 Saatte Güvenceye Almanız Gereken Belgeler
Hak arama sürecinde mahkemelere sunulacak en büyük gücünüz delillerinizdir. Dijital sistemlerin değiştirilebilir veya erişime kapatılabilir olduğunu unutmayarak, vakit kaybetmeden şu belgelerin dökümünü almalısınız:
- Detaylı Hesap Dökümü: Yatırımı yaptığınız banka veya aracı kurumdan fon alım-satım tarihlerini, tutarlarını ve varsa ters işlem (satış) kayıtlarını gösteren ıslak imzalı/e-imzalı ekstreler.
- İletişim ve Yönlendirme Kayıtları: Fon yöneticileri, aracı kurum temsilcileri veya portföy danışmanları ile aranızda geçen WhatsApp yazışmaları, e-postalar ve varsa ses kayıtları (Bu kayıtlar, "kusurlu yönlendirme" ve "aldatma" kastının ispatında kritik rol oynar).
- İzahname ve Kamuyu Aydınlatma Belgeleri: Fona giriş yaptığınız dönemde size sunulan ya da KAP'ta (Kamuyu Aydınlatma Platformu) yayımlanan izahname, yatırımcı bilgi formu gibi belgelerin o dönemki halleri.
- Bloke/Bakiye Görselleri: Yatırım hesabınızda paranın kilitlendiğini, nakde çevrilemediğini veya tasfiye blokesinde olduğunu gösteren ekran görüntüleri (Mümkünse e-devlet üzerindeki MKK - Merkezi Kayıt Kuruluşu dökümleriyle birlikte).
-
Sonuç olarak;
Milyarlarca liranın buharlaştığı bu organize finansal krizde her bir yatırımcının; yatırım tarihi, satın aldığı katılma payı, uğradığı net zarar ve kendisine sunulan bilgilendirmeler birbirinden farklılık göstermektedir. Basmakalıp dilekçeler yerine, teknik borsa ve sermaye piyasası mevzuatına hakim, hesap hareketleri ve emir eşleştirmeleri analizi yapabilecek uzman bir hukuk bürosundan profesyonel yardım alınması, hakların eksiksiz geri alınmasında hayati bir eşiktir.