Yargı Kararları Işığında İzinsiz Ses ve Görüntü Kayıtlarının Ceza ve Hukuk Davalarındaki Delil Değeri
Av. Engin EKİCİ
Günümüz dijital dünyasında cep telefonları, gizli kameralar ve ses kayıt cihazları vasıtasıyla tarafların birbirlerinin haberi olmaksızın kayıt yapması oldukça kolaylaşmıştır. Özellikle boşanma davaları, ceza yargılamaları ve iş hukuku uyuşmazlıklarında sıklıkla karşımıza çıkan "izinsiz alınan ses ve görüntü kayıtları", yargılama aşamasında çok kritik bir hukuki tartışmayı beraberinde getirmektedir: Hukuka aykırı yollarla elde edilen bu kayıtlar mahkemede delil olarak kullanılabilir mi?
Bu makalede, Yargıtay’ın en güncel içtihatları çerçevesinde izinsiz ses ve görüntü kayıtlarının ceza ve hukuk (özellikle aile/boşanma) mahkemelerindeki delil değerini, hak ihlallerini ve bu kayıtların ispat gücünü inceleyeceğiz.
1. Ceza Yargılamasındaki İstisnai Durum: "Ani Gelişen Olay" Kriteri
Ceza Yargılaması Hukuku (CMK m. 217/2) da ilkesel olarak hukuka aykırı delilleri yasaklar. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu, ses ve görüntü kayıtları konusunda ceza yargılamasına özgü son derece kritik bir istisna getirmiştir. Eğer bir kişi;
- Uğramakta olduğu bir haksızlığı (tehdit, hakaret, şantaj, rüşvet talebi vb.) ispat etmek amacıyla,
- O an kolluk kuvvetlerine başvurma imkanından yoksunsa,
- Sırf delil kaybolmasını önlemek ve yetkili makamlara sunmak amacıyla ani gelişen bir durumda kayıt almışsa, bu kayıtlar ceza mahkemelerinde hukuka aykırı delil olarak kabul edilmeyebilir. Buradaki temel ölçüt, kişinin planlı/sistematik bir dinleme tuzağı kurmamış olması ve o an uğradığı suçu kanıtlama amacını gütmesidir. Ancak bu istisna, hukuk (boşanma/tazminat) davalarında aynı esneklikte uygulanmamaktadır.
2. Teknik Güvenilirlik ve Montaj Riski
Bir an için ses veya görüntü kaydının hukuka uygun elde edildiği varsayılsa bile, mahkemelerin incelediği bir diğer unsur delilin güvenilirliğidir.
- Seslerin gerçekten iddia edilen taraflara ait olup olmadığı,
- Kaydın yapıldığı ortamın tespiti,
- Kayıt üzerinde dijital bir oynama, kesme, yapıştırma (montaj) veya yapay zeka (Deepfake) müdahalesi olup olmadığı adli tıp ve bilirkişi incelemesiyle kesin olarak saptanmalıdır. Bütünlüğü konusunda tereddüt bulunan kayıtlar tek başına hükme esas alınamaz (Yargıtay 2. HD., E. 2022/11259, K. 2023/3786).
3. Hukuka Aykırı Kayıttaki Vakıa Başka Delillerle İspatlanabilir mi?
"Delilin hukuka aykırılığı" ile "vakıanın gerçekliği" hukuken birbirinden ayrı iki olgudur. İzinsiz alınan bir ses kaydı mahkeme tarafından dosyadan çıkarılsa bile, o kaydın içinde geçen olay (örneğin cinsel sadakatsizlik, şiddet veya güven sarsıcı davranış) tamamen göz ardı edilmez.
Taraflar, söz konusu iddialarını hukuka uygun diğer delillerle ispatlama hakkına sahiptir:
- Hukuka uygun alınmış tanık beyanları,
- Otel kayıtları, banka dökümleri,
- Kamuya açık alanlardaki yasal kamera görüntüleri veya sosyal medya paylaşımları.
Bu sayede hukuka aykırı ses kaydı geçersiz kalırken, iddia edilen vakıa yasal yollardan ispatlanarak dava kazanılabilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 189/2 uyarınca, hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller mahkemece bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Bir delilin içeriğinin gerçeği yansıtması veya iddia edilen kusuru net bir şekilde ortaya koyması, onun hukuka aykırı olma niteliğini ortadan kaldırmaz.
Eşlerin veya tarafların bilgisi ve rızası dışında, özel hayatın gizliliği ve haberleşme hürriyeti ihlal edilerek elde edilen ses kayıtları "hukuka aykırı delil" havuzundadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarında da rıza dışı kaydedilen seslerin kusur belirlenmesinde dikkate alınamayacağı açıkça vurgulanmaktadır (Yargıtay 2. HD., E. 2015/12257, K. 2016/4800).
5. Ortak Konut Kavramı ve Gizli Kamera/Kayıt Cihazları
Uygulamada en çok düşülen hatalardan biri, eşlerin veya aile bireylerinin aynı evi paylaşıyor olmasından ötürü ortak konuta gizlice cihaz yerleştirilebileceği yanılgısıdır.
- Sınırsız Bir Yetki Yoktur: Eşlerin aynı konutta yaşaması, taraflardan birine diğerinin haberi olmaksızın 24 saat izleme veya dinleme yapma hakkı vermez.
- Sürekli ve Sistematik Kayıt Hukuka Aykırıdır: Ev içerisine yerleştirilen gizli kameralar veya ortam dinleme cihazları ile elde edilen video, resim ve ses kayıtları hukuka aykırı delil teşkil eder (Yargıtay 2. HD., E. 2023/5880, K. 2024/5701).
- Tanık Anlatımına Etkisi: Hukuka aykırı olarak konuta yerleştirilen cihazdan elde edilen kayıtları kulaklıkla dinleyen bir tanığın, mahkemede "Ben bu kayıttan şunları duydum" şeklinde beyanda bulunması da bu delili hukuka uygun hale getirmez (Yargıtay 2. HD., E. 2024/658, K. 2024/8815).
6. Üçüncü Kişiler Aracılığıyla veya Telefon Görüşmelerinin Kaydedilmesi
Kişinin doğrudan kendisinin kayıt yapmaması, örneğin bir akrabası veya arkadaşı vasıtasıyla karşı tarafı konuşturup bu esnada gizlice telefon kaydı alması da hukuka aykırılık zincirini kırmaz.
- Tuzak Kurma ve Kurgu Kayıtlar: Karşı tarafın belirli bir konuda itirafta bulunmasını sağlamak amacıyla üçüncü kişiler üzerinden kurgulanan ve gizlice kaydedilen telefon görüşmeleri hükme esas alınamaz (Yargıtay 2. HD., E. 2024/1772, K. 2024/10484).
- Aile İçi Görüşmelerin Gizlice Kaydı: Kişinin annesi, kardeşi ya da yakınlarıyla yaptığı telefon konuşmalarının rızası dışında kaydedilmesi, doğrudan özel hayatın ihlali sayılmaktadır (Yargıtay 2. HD., E. 2019/3848, K. 2020/156).
Sonuç ve Hukuki Uyarı
Gerek ceza gerekse hukuk davalarında delil elde etme güdüsüyle hareket ederken rıza dışı ses ve görüntü kaydı almak, sadece davayı riske atmakla kalmaz; Türk Ceza Kanunu kapsamında "Özel Hayatın Gizliliğini İhlal" (TCK m. 134) ve "Haberleşmenin Gizliliğini İhlal" (TCK m. 132) suçlarının oluşmasına sebebiyet verebilir. Haklıyken haksız konuma düşmemek için, yargılama sürecinde kullanılacak delillerin niteliği konusunda mutlaka uzman bir avukattan hukuki destek alınmalıdır.