11. Yargı Paketinin Ceza İnfaz Rejimi ve Adalet Sistemine Etkileri Üzerine Bir Değerlendirme
7571 SAYILI KANUN (11. Yargı Paketi): Ceza İnfaz Rejimi ve Adalet Sistemine Etkileri Üzerine Bir Değerlendirme
Av. Engin EKİCİ
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un Geçici 10. maddesinin 6. fıkrasına göre;
“13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun geçici 10. maddesinin altıncı fıkrasına ‘Türk Ceza Kanununun’ ibaresinden sonra gelmek üzere ‘kasten öldürme suçları (82 nci maddenin birinci fıkrasının (d), (e) ve (f) bentleri), deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (102. ve 103. maddeler ile 104. maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları),’ ibaresi eklenmiş, fıkrada yer alan ‘tarihi itibarıyla’ ibaresi ‘tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle’ ve ‘tarihinde geçici 9 uncu maddenin altıncı fıkrası kapsamında açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler,’ ibaresi ‘tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler,’ şeklinde değiştirilmiş, yedinci ve sekizinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır”.
Bu düzenleme:- 31 Temmuz 2023 ve öncesi işlenen suçlar için (belirli istisnalar hariç) hükümlülere açık ceza infaz kurumuna 3 yıl erken geçiş ve denetimli serbestlikten 3 yıl erken yararlanma imkanı tanımaktadır.
- Bu sayede, suç tarihine göre farklı infaz rejimlerine tabi tutulan hükümlüler arasında oluşan eşitsizliklerin büyük ölçüde giderilmesi amaçlanmıştır.
- Uygulama şartları: Hükümlünün açık cezaevine ayrılma hakkını kazanmış olması ve en az 3 ay açık kurumda kalmış olması (bazı durumlarda daha kısa süreler geçerli olabilir).
- Toplam etki: Özellikle 30 Mart 2020 öncesi suçlarda denetimli serbestlik süresi 6 yıla (3+3), sonrası suçlarda ise 4 yıla (1+3) çıkabilmektedir. Bu, kısa süreli cezalar için fiili yatış süresini önemli ölçüde azaltmakta, hatta bazı durumlarda doğrudan denetimli serbestlik uygulanmasına yol açmaktadır.
- Bazı suçlarda ceza artırımları (örneğin, meskun mahalde silahla ateş etme, trafik magandalığı).
- Nitelikli dolandırıcılık suçlarının asliye ceza mahkemelerine devri.
- Akıl hastalığı hükümlerinin yeniden düzenlenmesi (kısmi akıl hastalarına hem ceza infazı hem güvenlik tedbiri uygulanması).
- Avukatlık disiplin kurallarındaki değişiklikler.
- Elektronik haberleşme alanında hat sahipliği kısıtlamaları ve GSS prim borçlarının silinmesi.
- Eşitsizliklerin Kısmen Giderilmesi: Covid-19 döneminde getirilen geçici infaz düzenlemelerinden (2020 ve 2023 değişiklikleri) yargılama süreleri nedeniyle yararlanamayan hükümlülerin mağduriyetini büyük ölçüde ortadan kaldırmaktadır. Ancak 31 Temmuz 2023 tarihinden sonra kesinleşerek yeni ilamı gelen hükümlüler, geçici m.10/II’de öngörülen 5 yıl yerine 3 yıl denetimli serbestlikten yararlanabilecektir. Bu durumda, dosyaların kesinleşme tarihine göre yaşanan eşitsizlik tamamen giderilmiş olmamaktadır.
- Cezaevlerinin Rahatlatılması: İnfaz kurumlarındaki aşırı doluluk sorununa pratik bir çözüm sunmakta, kontrollü serbestlik mekanizmalarını güçlendirerek topluma yeniden kazandırmayı kolaylaştırmaktadır.
- Toplumsal Vicdana Uygun İstisnalar: Ağır suçlar (kasten öldürme nitelikli halleri, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, çocuk istismarı, deprem nedeniyle ölüme neden olma gibi) kapsam dışı bırakılarak, kamu güvenliği ve mağdur hakları dengelenmiştir.
- Diğer Alanlarda İyileştirmeler: Ceza artırımlarıyla toplumsal tepki yüksek suçlara caydırıcılık kazandırılırken, disiplin ve görev dağılımı düzenlemeleriyle yargı verimliliği artırılmaktadır.
- Kapsam Dışı Bırakılan Suçlarda Eşitsizlik: Örgütlü suçlar (TCK m.220) ve bazı istisna suçlar tamamen hariç tutulmuş olup, bu durum benzer tehlikelilikteki suçlar arasında ayrımcılık yaratabilmektedir. Hukukçular, özellikle toplumda siyasi olarak algılanan davalar ve üyesi olunmayan örgüt adına suç işleyenlerin ağır infaz rejimine tabi tutulmasını orantısız bulmaktadır.
- Uygulama Belirsizlikleri: İyi hal, disiplin cezaları ve içtima hallerinde tereddütler oluşabileceği, infaz savcılıklarının yükünü artırabileceği belirtilmektedir. Ayrıca, düzenlemenin genel af niteliği taşımamasına rağmen kısa süreli cezalar için fiili yatışın minimize edilmesi, caydırıcılığı ve toplumsal adalet anlayışını zayıflatacağı eleştirisini getirmektedir.
- Kanunilik ve Ölçülülük: Bazı hükümlerde (örneğin, yeni ceza artırımları veya internet erişim engelleri) belirlilik eksikliği riski taşıdığı, Anayasa Mahkemesi içtihatlarıyla çelişebileceği yönünde görüşler bulunmaktadır.
- Siyasi ve Toplumsal Tartışma: Paket, "gizli af" olarak nitelendirilerek kamu vicdanını rahatsız edebilecek tahliyeleri beraberinde getirmiş; ancak istisnalar bu eleştiriyi kısmen hafifletmiştir.