Başvuru Adı :Boškoćević v. Sırbistan
Başvuru No : 37364/10
Başvuru Tarihi :08.06.2010
Karar Tarihi :05.03.2024
Konu :Daire kararında Boškoćević v. Sırbistan davasında (başvuru no. 37364/10) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) oybirliğiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 34. maddesinin (bireysel başvuru hakkı) ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Başvuran, Kosova'da bir milli parkta çalışan bir kişidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne,ödenmemiş maaş alacağıyla ilgili lehine verilen bir kararın uygulanmaması nedeniyle başvuruda bulunmuştur. Dava esasen, başvuranın mahkemeye başvurusunu yaptıktan kısa bir süre sonra yöneticisinden aldığı, görevlerini ihlal ettiği ve işten çıkarılma riski altında olduğu konusunda uyarı mektubuyla ilgili şikayetini kapsamaktadır. Mahkeme, Sırbistan Hükümeti'nin, başvuranın işvereni ve yöneticisinin eylemlerinden sorumlu olduğuna karar vermiştir. Uyarı mektubunun "baskı" ve "tehdit" oluşturduğu ve bu durumun Sözleşme sisteminin temelini oluşturan bireysel başvuru hakkına müdahale ettiği sonucuna varmıştır.
Olaylar : BaşvuranMilivojeBoškoćević, 1952 doğumlu ve Štrpce (Kosova) şehrinde yaşayan Sırbistan vatandaşıdır. Boškoćević, 2017 yılında emekli olana kadar Kosova'daki Šar Dağları Milli Parkı'nda (JavnopreduzećeNacionalni park Šarplanina) şoför olarak çalışmıştır. 2009 yılında Sırp mahkemeleri, Boškoćević'in maaşıyla ilgili talebihakkında lehine karar vermiştir. Başvuran, 2005 yılında maaşının "Kosova ödeneği" (Kosova'da yaşayan ve çalışan tüm devlet memurları için çift maaş) dikkate alınarak ödenmesi talebinde bulunmuştur. Ancak lehine verilen karar, icra başvurusunu geri çekme karşılığında ödenmemiş maaşların ödeneceği şeklinde işverence sunulan teklif,Boškoćevićtarafından kabul edildiğinden uygulanmamıştır.Anlaşmayı imzalamadan önce yönetime, bu kadar çaresiz bir mali durumda olmasaydı ve ödenmemiş maaşını almak için buna zorlanmasaydı teklifi asla kabul etmeyeceğini belirtmiştir. Boškoćević, anlaşmaya karşı anayasal bir itirazda bulunmuş ancak bu itiraz 2014 yılında esastan incelenmeden reddedilmiştir. Anayasa Mahkemesi, anlaşmanın taraflar arasında özel hukuk sözleşmesi olduğunu ve bu nedenle mahkemede itiraz edilemeyeceğine karar vermiştir. İhlal İddiaları :Boškoćević, Sözleşme'nin 6 § 1 (adil yargılanma hakkı) maddesine dayanarak lehine verilen nihai yerel kararın uygulanmaması konusunda şikayette bulunmuştur. Ödenmemiş maaşının işveren tarafından ödenmesi için anlaşma imzalamak zorunda kaldığını ve bu haliyle rızası dışında kurulduğunu iddia etmiştir. Ayrıca Sözleşme'nin 34. maddesine (bireysel başvuru hakkı) dayanarak, 2010 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuruda bulunduktan kısa bir süre sonra milli park yöneticisinin kendisine görevlerini ihlal ettiğini ve işten çıkarılma riski altında olduğunu bildiren bir mektup gönderdiğini iddia etmiştir. Başvuru, 8 Haziran 2010 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yapılmıştır. Karar, aşağıdaki yedi yargıçtan oluşan bir Daire tarafından verilmiştir: GabrieleKucsko-Stadlmayer (Avusturya), Başkan Tim Eicke (Birleşik Krallık) BrankoLubarda (Sırbistan) ArmenHarutyunyan (Ermenistan) Ana Maria GuerraMartins (Portekiz) Anne Louise Bormann (Danimarka) Sebastian Răduleţu (Romanya) ve ayrıca Andrea Tamietti, Yazı İşleri Müdürü.
Karar : Madde 6 § 1 (adil yargılanma hakkı) Mahkeme, normal şartlarda davanın Sırp yargısının yetki alanına girip girmediğini ilk olarak incelemek zorundadır. Bununla birlikte, başvuranın kendi lehine verilen kararın uygulanmamasına ilişkin şikayetinin kabul edilemez olarak reddedilmesi gerektiğinden, bunun gerekli olmadığı sonucuna varmıştır. Özellikle, başvuran ulusal düzeyde mevcut olan tüm yasal yolları kullanmamıştır. Sadece usule ilişkin hususlara odaklanan bir temyiz başvurusunu doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne götürmek yerine, işvereniyle imzaladığı anlaşmanın iptali için hukuk davası açması mümkündür. Başvurucu bu yolu izlemiş ve başarısız olmuş olsaydı, hukuk mahkemesinin kararına Anayasa Mahkemesi nezdinde itiraz etme olanağına sahip olacak ve bu karar ile esasa ilişkin bir değerlendirme yapılarak özellikle anlaşmanın geçerliliği incelenecektir. Madde 34 (bireysel başvuru hakkı) Mahkeme öncelikle, hükümetin başvuranın işvereninin davranışlarından sorumlu tutulamayacağı argümanına katılmamıştır. İşveren, kamu yararına kurulan bir kamusal şirket olup yıllık iş planı ve tarifeleri hükümet tarafından onaylanmaktadır. Bu nedenle "devlet dışı organizasyon" olarak kabul edilememiştir. Ayrıca, başvurana gönderilen uyarı mektubu milli parkın müdürü tarafından imzalanmış ve resmi bir mühürle onaylanmıştır. Mahkeme, Sözleşme sisteminin temelini oluşturan bireysel başvuru hakkına etkili bir şekilde işleyebilmesi için başvuranların veya potansiyel başvuranların, şikayetlerini geri çekmeleri veya değiştirmeleri için yetkililerden herhangi bir baskı olmaksızın mahkemeyle serbestçe iletişim kurabilme imkanlarının olması gerektiğini yinelemiştir. Başvuran, AİHM'ye başvurması ve ilgili tüm yazışmaların kopyalarının sunulmaması sebebiyle işten çıkarılacağı yönünde açıkça ve doğrudan tehdit edilmiştir. Mahkeme, bu tür bir iletişimin "baskı" ve "tehdit" oluşturduğuna ve 34. maddeyi ihlal ettiğine karar vermiştir. Adil Tazmin (Madde 41) Başvuran adil tazmin talebinde bulunmamıştır.