Makaleler

Ana Sayfa > Makaleler > Kıyılar ve Sahil Şeritleri Halkın Yararlanmasına Kapatılamaz(Mı?)

Kıyılar ve Sahil Şeritleri Halkın Yararlanmasına Kapatılamaz(Mı?)

Av. Engin EKİCİ
 
 
              Kıyılar ve sahil şeritleri, Anayasa'nın 43. maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu gereği devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bu alanlar kimsenin özel mülkü olamaz ve halkın eşit, serbestçe kullanımına kapatılamaz. Buna rağmen ülkemizin özellikle gözde tatil beldelerinde faaliyet gösteren "otel" ve "beach" adı altındaki işletmelerin işgalleri ve çevre suçları had safhaya ulaşmıştır.
 

Yasal Haklarınız ve Kıyı Kanunu
 
  • Ücretsiz Giriş ve Kullanım: Kıyı şeridine girişler tamamen ücretsizdir. Deniz kenarına havlunuzu serip güneşlenmeniz veya yüzmeniz için sizden ücret talep edilemez. 
  •  
  • İşletmelerin Durumu: Oteller veya özel işletmeler kıyıyı çeviremez, tel örgü çekemez veya "burası özel plaj" diyerek geçişi engelleyemez. İşletmeler yalnızca kendi verdikleri şezlong, şemsiye veya yeme-içme hizmetleri için ücret isteyebilir. 
  •  
  • Geçiş Hakkı: Kıyı kenar çizgisine (denizden itibaren ilk 50 metrelik şerit) duvar, çit veya sabit engel konulması kesinlikle yasaktır.  Hak Gaspı Yaşadığınızda Ne Yapabilirsiniz?
Kıyılardan yararlanmanız engellendiğinde veya sahile giriş için sizden zorunlu ücret talep edildiğinde başvurabileceğiniz yasal yollar şunlardır:
 
  1. Kolluk Kuvvetleri: Olay yerinden doğrudan Polis veya Jandarma ekiplerini arayarak şikayette bulunabilirsiniz.
  2. Belediye: Kıyı işgali ve yasadışı ücretlendirme yapan işletmeleri İlgili Belediye Zabıta Müdürlüğü'ne bildirebilirsiniz.
  3. CİMER: Durumu ve işletmenin bilgilerini detaylandırarak CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) üzerinden resmi şikayet oluşturabilirsiniz. 
Yaşadığınız kıyı işgaline karşı haklarınızı aramak için uygulayabileceğiniz 3 aşamalı eylem planı şöyledir:
 
1. Aşama: Delil Toplama (Olay Anı)
Resmi şikayetlerin hızlı sonuçlanması için elinizde kanıt olmalıdır.
  • Görsel Kanıt: Kıyıyı kapatan çit, duvar, şezlong yoğunluğu veya "Giriş Ücretlidir" tabelasını fotoğraflayın.
  •  
  • Konum Alın: İşletmenin tam adını ve harita üzerindeki net konumunu kaydedin.
  •  
  • Makbuz İsteyin: Sizden zorla ücret alındıysa, üzerinde "Plaj Giriş Ücreti" yazan bir fiş veya makbuzu mutlaka isteyin ve saklayın.
  •  
2. Aşama: Sahada Anlık Müdahale
Engelleme ile karşılaştığınız an resmi yetkilileri bölgeye çağırın.
  • Zabıta İhbarı: İlgili ilçe belediyesinin zabıta hattını arayın. İşletmenin Kıyı Kanunu'na aykırı olarak kamusal alanı işgal ettiğini belirtin. Tutanak tutulmasını isteyin.
  • Polis / Jandarma (112): Girişiniz fiziksel olarak engelleniyorsa veya tehdit ediliyorsanız hemen 112'yi arayın. Kolluk kuvvetlerinden anayasal seyahat ve halkın kullanım hakkının engellendiğine dair olay yeri tutanağı düzenlemesini talep edin.
  •  
3. Aşama: Resmi ve Kalıcı Şikayet
İşletmenin ceza alması ve işgalin son bulması için yazılı başvuru yapın.
  • CİMER Başvurusu: E-devlet üzerinden CİMER'e girererek topladığınız fotoğrafları dosya ekinde sunarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İlgili Belediye Başkanlığı'nı muhatap seçin ve şikayet dilekçesi yazın.
  •  
  • Dilekçe Örneği
  • ".... ili, .... ilçesi, .... mevkisinde bulunan .... isimli işletme, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve Anayasa'nın 43. maddesine aykırı olarak sahili halkın kullanımına kapatmış / zorunlu ücret talep etmektedir. Kıyıdaki işgalin kaldırılmasını ve işletme hakkında gerekli cezai işlemlerin yapılmasını arz ederim."
  •  

Sonuç

         Bu makalede, her ne kadar sorunlar ve çözüm yollarına dair genel geçer değerlendirmelerde bulunmuş ise de, işin esasına girildiğinde bu sorunla uğraşmanın ne denli zahmetli ve sonuç alınmasının çok zor olduğu herkesçe bilinmektedir. Yapılan şikayetlere istinaden kolluk güçleri olay yerine intikal ettiğinde tutanak tutmakta ve ilgili işletmeye, kazançlarının yanında hiç de önemsemedikleri tutarda idari para cezası uygulamaktadır. Ancak kolluk güçleri, sorunun nihai çözümüne ilişkin hiçbir şey yap(a)mamakta ve yurttaşa da doğrudan bu tarzda bir açıklamayla "elimizden bir şey gelmez, bizi aşıyor" vb. serzeniş ya da itiraflarda (!) bulunmaktadır.

            Sahil şeritlerinin devasa beton yığını otellerle ve/veya beach adı altındaki işletmelerle çevrelenmesine karşı çıkan kimi yurttaşların eylemleri, özellikle yaz tatili döneminde artış göstermekte ve basın/internet aracılığıyla kamuoyuna yansımakta, fakat yerel yönetimler ve merkezi yönetim çözüme dair somut adım atmamaktadır. Dolayısıyla, sorunu çözmesi gerekenlerin sorunun büyümesi ve ortaya çıkan çevre suçlarının artmasına hizmet ettiklerini söylemek yanlış olmayacaktır. Çözümse örgütlü toplum olmaktan, sorunlarımızın çözümünde birlikte hareket etme iradesi göstermekten geçmekteyse de, bu biliç düzeyine erişmek için çok daha etkin, sorgulayıcı ve çağdaş bir eğitim yapısına sahip olmamız gerektiği açıkça ortadadır. Geçmişte ve şimdi çok güzellikler kaybettik, kaybediyoruz ve doğamız tahrip altında ama güzel yarınları umut etmekten de vazgeçmemeliyiz...

Hi, How Can We Help You?