Makaleler

Ana Sayfa > Makaleler > Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçlarında Kişisel Kullanım ve Ticareti Ayıran Yargı Ölçütleri

Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçlarında Kişisel Kullanım ve Ticareti Ayıran Yargı Ölçütleri

Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçlarında Kişisel Kullanım ve Ticareti Ayıran Yargı Ölçütleri

Av. Engin EKİCİ

1. Giriş

Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) uyuşturucu ve uyarıcı madde suçları, TCK m.188 ve m.191'de düzenlenmiştir. Bu suçlarda, failin eyleminin "kullanmak için bulundurma" mı yoksa "ticaret" amacıyla mı gerçekleştirildiği, ceza miktarını doğrudan etkilemektedir. Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri, bu ayrımı yaparken çeşitli ölçütleri dikkate almaktadır.

 

2. Kişisel Kullanım ve Ticaret Sınırları

2.1. Uyuşturucu Maddenin Miktarı

Yargıtay, uyuşturucu maddenin miktarını tek başına suç vasfını belirlemek için yeterli görmemektedir. Ancak, miktar önemli bir göstergedir. Örneğin, esrar için günlük 3 kez 1-1,5 gram; eroin için günlük 60 miligramın altında olması, kişisel kullanım sınırları içinde kabul edilmektedir.

2.2. Ele Geçiriliş Şekli ve Diğer Deliller

Uyuşturucu maddenin paketlenme şekli, satışa hazır halde bulunması, sanığın savunmaları, üzerinde satışa yönelik materyallerin bulunması gibi unsurlar, ticaret suçunun varlığını gösterebilir. Örneğin, Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 21 adet satışa hazır uyuşturucu madde ele geçirilen bir olayda, ticaret suçunun unsurlarının oluştuğuna karar vermiştir.

2.3. Suçta ve cezada kanunilik ilkesinin gereği olarak ele geçirilen madde miktarının somut olay üzerinden objektif ölçütlere bağlı kalınarak değerlendirilmesi gerekir. Örneğin şüpheli/sanık tarafından “her madde bu kadar kaliteli olmadığından bulmuşken uzun süreli kullanım için satın aldım"  ya da “kimse görmesin diye gizli bölmede sakladım”  veya "kullanmak için aldım fakat kimi zaman eksik tartıp veriyorlar, kendim de tartmak istediğimden hassas terazi aldım" vb. savunmalar yapılması durumunda aksini gösteren somut olgulara ihtiyaç vardır.  

 

3. Yargı Kararları Işığında Değerlendirme

3.1. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/9378 E. sayılı kararında, sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu mu yoksa kullanmak için bulundurma suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesinde, ele geçirilen maddenin miktarı, sanığın savunmaları ve diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

3.2. Ayrıca, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi, tanığın aleyhte olan ifadesinden dönmesi sebebiyle sanık hakkında beraat kararı vermiştir. Bu ve bunun gibi çok sayıda karar ve içtihat bulunmakla birlikte, her somut durumun özellikleri, şartları göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılmalıdır.

3.3. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin bir kararında net 9,9 gram metamfetaminin kişisel kullanım sınırında kaldığının kabul edildiği, miktarın kullanım sınırında kalması halinde ise, “madde miktarının kişisel kullanma sınırları içinde kalması karşısında; sanığın uyuşturucu maddeyi kullanma amacı dışında satmak veya başkasına vermek amacıyla bulundurduğuna ilişkin kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı” gerekçesine yer verilebildiği halde, yakalanan madde miktarının belirlenen sınırları aşması durumunda, ceza sorumluluğunun ticaret üzerinden yapıldığı görülmektedir. 

 

4. Sonuç

Uyuşturucu ve uyarıcı madde suçlarında, kişisel kullanım ile ticaret arasındaki ayrım sadece madde miktarına değil, aynı zamanda ele geçiriliş şekline, sanığın savunmalarına ve diğer delillere bağlıdır. Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri, bu ölçütleri birlikte değerlendirerek karar vermektedir. Ayrıca delillerin, hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması gerekir ve hukuka aykırı biçimde ele geçirilen deliller esas alınarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Unutulmamalıdır ki "usul esastan önce gelir."

Hi, How Can We Help You?